DELİMİNE

Senin de ailen benimki gibiydi…Güneşli bir günde ansızın başlayan sağanak
yağmurlar gibiydi…Bu yüzden sen de benim gibi böyle hırçın, hüzünlü, kırgınsın
her şeye…
Yıllar önce tanıdığım o şizofren çocuk gibi; tam mutluluğu yakalamışken
kaybetmiş gibisin hep…
Sen seni istediğin gibi sevmemiş olan annenin hayaletini arıyorsun imkansız
kadınlarda…
Ben, beni istediğim gibi sevmiş olan babamın hayaletini arıyorun imkansız
erkeklerde…
Biliyorum ne sen o kadını bulacaksin ne de ben o erkeği bulacagim…
Ve ne acı ki, hep bizi sevmemiş olanları seveceğiz ikimizde…Ne acıki, hep bizi
incitip üzenlere bağlanacağız…Telefonlarımıza çıkmayanlara… Çıksa bile küfür
gibi konuşanlara sevdalanacağız…
Bizden bir çift güzel laf esirgeyenleri özleyecegiz…
Ölesiye, amansız seveceğiz onları…

Aslında bu oyunda herkes birbirini yok ediyor…
Ben birilerini, o birileri başkalarını.Sen beni…Seni bir başkası…
Hem çok iyi biliyorum; beni sevsen bile hiç kapanmayacak bu yaram…Seni biri
sevse de hiç kapanmayacak bu yaran…
Hiç kapanmayacak! …Avuçların hep boşluğa kapanacak.Tıpkı o şizofren genç
gibi…
Bir kereye mahsus yaşanan her an kendi hatasını bir daha düzeltilemeyecek bicımde içinde barındırır.
Bana kanatlarımı bıraktırdılar .
Bana ihaneti ögrettiler.
Başka haber yok…

Bir kereye mahsus yaşanan her an kendi hatasını bir daha düzeltilemeyecek bicımde içinde barındırır.
Bana kanatlarımı bıraktırdılar .
Bana ihaneti ögrettiler.
Başka haber yok…

Kalk, silkelen, kendine gel. Umutsuzluğa sarılma. Umutsuzluk şeytandan, ümit etmek ise Allah’tandır.

Şems-i Tebrizi
Süprizlerle dolu cikolata tadinda bir gün olsun hepimize GÜNAYDIN..

Kalk, silkelen, kendine gel. Umutsuzluğa sarılma. Umutsuzluk şeytandan, ümit etmek ise Allah’tandır.

Şems-i Tebrizi

Süprizlerle dolu cikolata tadinda bir gün olsun hepimize GÜNAYDIN..